miras yoluyla

adv. by inheritance

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • miras — is., huk., Ar. mīrāṣ 1) Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt, bırakıt, tereke 2) mec. Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik 3) mec. Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey Konukseverlik bize… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • babasından mal kalan, merteği içinden bitmiş sanır — miras yoluyla mal edinen kimse, onun için ne denli çabalar gösterilip sıkıntı çekildiğini bilemez anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • irsen — irs yoluyla; miras yoluyla (geçerek) …   Hukuk Sözlüğü

  • irsen — (A.) [ ﺎﺛرا ] kalıtımsal, miras yoluyla …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • kalıt — is., huk. 1) Miras 2) mec. Kalıtım yoluyla geçmiş olan şey 3) mec. Görenekler yoluyla yerleşmiş olan tutum veya davranış biçimi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tevarüs — is., esk., Ar. tevāruṣ 1) Bir kimseden miras kalma, mirasa konma 2) Kalıtım yoluyla birinden diğerine geçme Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller tevarüs etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tevarüs etmek — 1) mal vb. miras olarak birinden diğerine kalmak 2) kalıtım yoluyla birinden diğerine geçmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tevarüs — bir kimseden miras kalma; mirasa konma; kalıtım yoluyla birinden diğerine geçme …   Hukuk Sözlüğü

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.